Ortadoğu'da Nefesler Tutuldu: Trump, İran'la Ateşkes Kararını Erteledi, Savaş Yeniden Mi Başlıyor?
ABD ile İran arasındaki gerilim tırmanıyor. Başkan Trump'ın ateşkes kararını ertelemesi ve bölgedeki gelişmeler, savaşın yeniden başlayıp başlamayacağı sorusunu gündeme getirdi.


Geride bıraktığımız haftada yapılan umut vadeden açıklamaların aksine, Amerika Birleşik Devletleri'nden "Anlaşmaya varılamazsa savaşa dönmeye hazırız" şeklinde sert bir ikaz geldi. Bu açıklama, İran'a yönelik olası askeri adımlara katılan Abraham Lincoln uçak gemisinden havalanan bir jetin görüntüsü eşliğinde, bölgedeki gerilimin boyutunu gözler önüne serdi.
Şubat ayında Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail'in İran'a karşı başlattığı askeri operasyonlarla başlayan çatışmaların akıbeti hala belirsizliğini koruyor. Washington'dan gelen "bir anlaşmaya yakınız" şeklindeki iyimser sinyallere rağmen, taraflar arasında henüz nihai bir uzlaşı sağlanabilmiş değil.
Washington'dan Gergin Bekleyiş: Trump'ın Kararsızlığı
Dün, ABD Başkanı Donald Trump, uzun zamandır beklenen bir kararı almak üzere üst düzey kurmaylarıyla bir araya geldi. Beyaz Saray'da gerçekleşen bu önemli toplantı, iki saat boyunca devam etmesine rağmen somut bir sonuç üretmedi. Başkan Trump'ın, Orta Doğu'daki en kritik krizlerden biri hakkında vereceği karar merakla bekleniyordu ancak herhangi bir açıklama yapılmadı.
28 Şubat'ta başlayan ve bölgeyi sarsan çatışmaların ardından, taraflar 8 Nisan tarihinden bu yana kırılgan bir ateşkes ortamında bulunuyor. Başkan Trump'ın dünkü Beyaz Saray toplantısında, bu ateşkesin 60 gün daha uzatılması ve İran'ın nükleer faaliyetlerinin geleceğine ilişkin kapsamlı müzakerelerin başlatılmasına yönelik bir teklifi masaya yatırarak karar vermesi bekleniyordu. Ancak beklenen karar gelmedi.
Ateşkesin Kırılgan Dengesi ve Trump'ın Şartları
Yaşanan gelişmeler hakkında AFP haber ajansına bilgi veren bir Beyaz Saray yetkilisi, Başkan Trump'ın yalnızca kendi belirlediği tüm şartlar eksiksiz bir şekilde yerine getirildiğinde bir anlaşmayı onaylayacağını ifade etti. Genellikle hassas askeri konuların görüşüldüğü Beyaz Saray'daki Durum Odası'nda yapılan toplantı sonrası konuşan yetkili, "Başkan Trump, sadece Amerika'nın çıkarlarına hizmet eden ve kendi 'kırmızı çizgilerini' karşılayan bir mutabakata imza atacaktır" dedi. Bu sözler, ABD'nin pozisyonunun ne denli katı olduğunu bir kez daha gösterdi.
Başkan Trump, söz konusu toplantıyı duyurduğu sosyal medya gönderisinde, İran'ın hiçbir zaman nükleer silah geliştirmemesi ve petrol ticareti için hayati önem taşıyan Hürmüz Boğazı'nın uluslararası trafiğe yeniden açılması yönündeki temel taleplerini bir kez daha vurgulamıştı. İran savaşından önce, özellikle dünya petrol sevkiyatı için kritik bir geçiş noktası olan Hürmüz Boğazı'ndan gemiler serbestçe geçiş yapabiliyordu.

Tahran'dan Sert Yanıt: 'Dayatmalara Geçit Yok'
Washington'dan gelen bu açıklamaların ardından İran Dışişleri Bakanlığı sözcüsü İsmail Bekayi, ülkesinin dayatmacı yaklaşımlara "47 yıl önce veda ettiğini" net bir dille ifade etti. Bekayi'nin bu göndermesi, İran'da mevcut rejimin 1979 Devrimi ile yönetimi ele geçirmesine atıfta bulunuyordu. İranlı sözcü ayrıca, "hazırlanmış bir anlaşma metninin Trump'ın onayını beklediği" yönündeki haberleri de kesin bir dille yalanladı. Bekayi, "diyalog sürecinin devam ettiğini, ancak henüz nihai bir anlaşmaya varılmadığını" sözlerine ekledi. Hürmüz Boğazı, taraflar arasındaki en kritik anlaşmazlık konularından biri olmaya devam ediyor.
Kritik Açmazlar: Hürmüz Boğazı ve 12 Milyar Dolar
Amerika Birleşik Devletleri, Hürmüz Boğazı'nda uluslararası deniz trafiğinin herhangi bir geçiş ücreti olmaksızın derhal yeniden başlamasını talep ediyor. Tahran ise, müzakerelerin bir sonraki aşamasına geçilebilmesi için yıllardır dondurulmuş olan İran varlıklarından 12 milyar doların serbest bırakılmasını şart koşuyor. Başkan Trump, daha önce böyle bir "para transferine" kesinlikle karşı olduğunu açıkça belirtmişti. ABD aynı zamanda İran'ın nükleer programını tamamen sonlandırmasını bir ön koşul olarak ileri sürerken, Bekayi bu konuda şu an için herhangi bir müzakerenin yürütülmediğini belirtti.
ABD'den Gözdağı: 'Savaşa Hazırız' Mesajı
Bir yandan ateşkes ihlalleri devam ederken, diğer yandan diplomatik görüşmeler sürdürülüyor. Bu gergin ortamda ABD'den, "savaşı yeniden başlatmaya fazlasıyla yeterli kapasiteye sahip olunduğu" yönünde çarpıcı bir açıklama geldi. Singapur'da bulunan ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, yaptığı duyuruda Washington'ın arzu etmesi halinde çatışmaları derhal yeniden başlatabilecek güce sahip olduğunu dile getirdi. Hegseth, "Gerekirse yeniden harekete geçme kabiliyetimiz son derece yüksek. Hem bölgedeki hem de genel mühimmat stoklarımız buna fazlasıyla uygun durumda" ifadelerini kullandı. Bu açıklamayla eş zamanlı olarak, ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) da "Amerikan güçleri bölgede varlığını sürdürüyor ve azami teyakkuz halindedir" şeklinde bir mesaj paylaştı.
Bölgesel Gerilim Tırmanıyor: Lübnan'da İsrail İlerlemesi
İran'ın, savaşın resmi olarak sona ermesine yönelik herhangi bir uzlaşmaya dahil edilmesini arzu ettiği Lübnan'da da tansiyon son derece yüksek seyrediyor. İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu dün, İsrail güçlerinin Lübnan toprakları içinde daha da ilerlediğini açıkladı. İsrail ordusu, Lübnan'ın güneyine yönelik yoğun hava bombardımanını da aralıksız sürdürdü. Bu gelişmeler, Ortadoğu'daki genel güvenlik manzarasının ne denli kırılgan ve karmaşık olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.