AK Partili Yayman'dan Terörle Mücadele ve Ekonomi Mesajları: 'Devlet ve Millet Projesi'
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman, Kütahya'da terörle mücadeleyi 'devlet ve millet projesi' olarak nitelendirdi. Ekonomi ve muhalefete dair önemli açıklamalarda bulundu.


Kütahya'da Önemli Mesajlar: Terörsüz Türkiye Hedefi
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman, 06 Haziran 2026 tarihinde partisinin Kütahya İl Danışma Meclisi Toplantısı'nda katılımcılara seslendi. Yayman, konuşmasında Türkiye'nin terörden arındırılması konusunun, terör örgütlerinin silahlarını bırakması meselesiyle doğrudan bağlantılı olduğunu vurguladı. Yayman'a göre, "Terörsüz Türkiye konusu, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu bir devlet ve millet projesidir. Terörün sonlanması ve terör örgütünün silahlarını bırakması meselesidir" sözleriyle bu konunun ulusal bir önem taşıdığını ifade etti.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yayman, partisinin siyasi duruşunu da dile getirerek, AK Parti'nin her zaman milletin hizmetinde olduğunu ve vatandaşların beklentilerine yanıt verdiğini belirtti. Bu toplantıda, parti yöneticileri ve milletvekillerinin de hazır bulunması, verilen mesajların ağırlığını artırdı.
Ekonomik Zorluklara Rağmen İleriye Bakış
Yayman, konuşmasında Türkiye ekonomisinin karşılaştığı güçlükleri de gündemine taşıdı. AK Parti iktidarlarının 24 yıllık süresinin yaklaşık 22 yılında önemli ekonomik başarılar ve atılımlar gerçekleştirildiğini dile getiren Yayman, son iki yılda yaşanan küresel ve bölgesel gelişmeleri değerlendirdi. Rusya-Ukrayna Savaşı'ndan kaynaklanan sıkıntıların, Orta Doğu'daki istikrarsızlıkların, koronavirüs pandemisinin artçı etkilerinin ve "katil İsrail" ile Amerika'nın İran'a yönelik saldırılarının ekonomide belirli dengesizliklere yol açtığını ifade etti. Ancak Yayman, bu zorlukların Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliği altında aşılacağına olan inancını kuvvetle belirtti.
Ana Muhalefet Partisi Üzerine Sert Sözler
Hüseyin Yayman, Cumhuriyet Halk Partisi'nin (CHP) içinde bulunduğu durumu "varoluşsal kriz" olarak tanımladı. CHP'deki iç çekişmelere dikkat çeken Yayman, rüşvet veren, rüşvet alan, itirafçı olan ve gizli tanık konumundaki kişilerin tamamının CHP mensubu olduğunu iddia etti. Bu durumun, olayların ana muhalefet partisi içinde cereyan ettiğini gösterdiğini belirtti. Yayman, daha önce altılı masanın cumhurbaşkanı adayı olarak kamuoyuna tanıtılan genel başkanlarına dahi "hain" denilebilmesinin, parti içindeki derin ayrışmayı gözler önüne serdiğini söyledi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ifadesine atıfta bulunarak, mahkeme koridorlarından sokağa taşan bu tür tartışmaların hiçbirinde AK Parti'nin yer almadığını ve almayacağını vurguladı.
Silahların Tamamen Bertaraf Edilmesi Şartı
Terörsüz Türkiye sürecinin kritik önemini bir kez daha vurgulayan Yayman, bu meselenin Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu çatısı altında yürütülen bir devlet ve millet projesi olduğunu yineledi. Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli'nin önderliğinde ilerleyen bu sürecin, Türkiye'nin demokrasi standartlarını yükseltmeyi, sorun çözme kapasitesini artırmayı ve kalıcı bir kardeşlik iklimi oluşturmayı hedeflediğini belirtti. Yayman, terörün sadece sözde değil, özde bitirilmesi gerektiğini dile getirdi.

Bu sürecin Milli İstihbarat Başkanlığı (MİT) ve diğer devlet kurumları tarafından yakından takip edildiğini belirten Yayman, terör örgütlerinin silahlarını bırakmasının vazgeçilmez bir koşul olduğunu ifade etti. Hatta bu silahların sadece teslim edilmekle kalmayıp, yakılarak ve tamamen yok edilerek sonsuza dek ortadan kaldırılması gerektiğini ekledi. AK Parti, MHP, CHP ve DEM Parti'nin katılımıyla oluşturulan komisyonun hazırladığı raporun önemine değinen Yayman, partilerin de imza attığı şekilde silahların bırakılmasının kesin bir gereklilik olduğunun altını çizdi.
Toplantıya katılan diğer isimler arasında AK Parti Kütahya Milletvekilleri İsmail Çağlar Bayırcı, Adil Biçer ve Mehmet Demir ile AK Parti Kütahya İl Başkanı Ceyda Çetin Erenler de yer aldı. Bu isimler de kendi görüşlerini katılımcılarla paylaştı.
Bu Habere İlişkin Son Gelişmeler
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman'ın Kütahya'daki açıklamaları, terörle mücadele ve ülke ekonomisi gündemindeki son dakika haberleri arasında yerini aldı. Terörsüz Türkiye hedefi ve ekonomik zorluklarla mücadele konularında güncel haberler ve politikacılardan gelen canlı haber akışı devam etmektedir. Tüm gelişmeleri EnTazeHaber.com üzerinden anlık olarak takip edebilirsiniz.
İlgili Konular
🔹 AK Parti 🔹 Hüseyin Yayman 🔹 Terörle Mücadele 🔹 Ekonomi Gündemi 🔹 CHP Krizi 🔹 Kütahya Siyaseti 🔹 Cumhurbaşkanı Erdoğan 🔹 Devlet Bahçeli
Gundem Haberleri
Gündem haberleri, Türkiye ve dünya genelindeki önemli siyasi, ekonomik, sosyal ve kültürel gelişmeleri takipçilerine ulaştırır. EnTazeHaber.com, son dakika ve güncel olayları canlı olarak sunarak okuyucularını anında bilgilendirir. Bu kategoride, günlük hayatımızı doğrudan etkileyen ve kamuoyunun dikkatini çeken tüm konulara derinlemesine yer verilir.
Sık Sorulan Sorular
Hüseyin Yayman'ın "Terörsüz Türkiye" tanımı nedir?
Hüseyin Yayman'a göre "Terörsüz Türkiye", terörün sonlanması ve terör örgütünün silahlarını tamamen bırakması meselesidir. Bu, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu tarafından yürütülen bir devlet ve millet projesidir.
AK Parti'nin ekonomi konusundaki güncel duruşu nedir?
AK Parti, son iki yılda küresel ve bölgesel sorunlar nedeniyle yaşanan ekonomik zorlukları kabul etmekle birlikte, bu güçlüklerin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde aşılacağına inanmaktadır. Parti, iktidarları döneminde büyük ekonomik kazanımlar elde edildiğini belirtmektedir.
CHP'deki "varoluşsal kriz" ifadeleri ne anlama geliyor?
Hüseyin Yayman, CHP içinde rüşvet, itirafçı ve gizli tanık gibi olayların parti üyeleri arasında yaşanmasını ve eski liderlerine yönelik "hain" suçlamalarını, partinin iç yapısında derin bir krizin göstergesi olarak nitelendirmiştir.
Terör örgütlerinin silahlarını bırakma süreci nasıl ilerlemelidir?
Yayman, terör örgütlerinin silahlarını sadece bırakmakla kalmayıp, yakarak ve sonsuza kadar tedavülden kaldırarak tamamen imha etmeleri gerektiğini vurgulamıştır. Bu sürecin MİT ve devletin ilgili kurumları tarafından takip edildiği belirtilmiştir.