TRUMP'IN İRAN KARARI BİLİNMEYENİ TETİKLEDİ: ORTA DOĞU KAZANI KAYNIYOR!
ABD Başkanı Trump'ın İran dosyasındaki nihai kararı belirsizliğini korurken, Pentagon'dan sert uyarı geldi. Bölgede çatışmalar tırmanıyor.


Washington'da İran Dosyası Çıkmazda: Trump'tan Nihai Karar Yok
Washington siyasi koridorlarında İran meselesi, ABD Başkanı Donald Trump'ın beklenen onayını hala alamazken, savaş ve diplomasi arasındaki hassas denge yeniden gündemin üst sıralarına yerleşti. Beyaz Saray'da gerçekleşen ve Trump'ın kritik bir değerlendirme yapmasının beklendiği zirveden herhangi bir somut sonuç çıkmaması, müzakere masasının geleceğine dair soru işaretlerini daha da derinleştirdi. Bu kilit toplantı, 30 Mayıs 2026 tarihinde gerçekleşti ancak Ortadoğu'daki gerilimi azaltmaktan çok, belirsizliği artırdı.
Pentagon'dan 'Saldırılara Yeniden Başlama' Tehdidi
Diplomatik çabalar sürerken, ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth'in Singapur'daki Shangri-La Diyaloğu Güvenlik Forumu'nda yaptığı çıkış dikkatleri üzerine çekti. Hegseth, bir anlaşmaya ulaşılamaması halinde Amerika Birleşik Devletleri'nin İran'a yönelik operasyonları tekrar başlatmaya hazır olduğunu açıkça ifade etti. Bakan, ülkesinin bu tür bir kabiliyete fazlasıyla sahip olduğunu vurgulayarak, Trump'ın nükleer silah edinmesini engellemek adına "güçlü bir mutabakat" arayışında "sabırlı" davrandığını belirtti. Bu açıklama, müzakerelerdeki tıkalı noktayı ve askeri seçeneğin hala masada tutulduğunu gözler önüne serdi.
Tahran'dan Washington'a 'Diplomatik İhanet' Suçlaması
İran cephesinden ise ABD'nin tutumuna sert bir tepki geldi. İran lideri Mücteba Hamaney'in danışmanı ve eski Devrim Muhafızları Ordusu Genel Komutanı Tümgeneral Muhsin Rızai, X sosyal medya platformundan yaptığı paylaşımla Washington'ı hedef aldı. Rızai, ABD Başkanı'nı diplomasiye üçüncü kez ihanet etmekle itham etti. Mesajında, deniz ablukasının devam ettirilmesi ve müzakerelerde ileri sürülen aşırı taleplerin, ABD'nin müzakereye elverişli olmadığını ve farklı hedefler peşinde koştuğunu bir kez daha kanıtladığını dile getirdi. Bu sözler, iki ülke arasındaki güvensizlik uçurumunu daha da genişletti.
Bölgesel Çatışmalar Kanlı Bir Safhaya Ulaştı
Diplomatik belirsizliğin gölgesinde, sahadaki gelişmeler Ortadoğu'daki tansiyonun ne denli yüksek olduğunu gösterdi. İran, Hürmüz Boğazı yakınlarındaki stratejik Keşm Adası civarında "düşman bir insansız hava aracı" imha ettiğini duyurdu. İran yarı resmi Tasnim Haber Ajansı tarafından "Amerikan-Siyonist İHA'sı" olarak tanımlanan aracın hava savunma sistemleri tarafından başarıyla düşürüldüğü aktarıldı. Bu olaya ilişkin ABD ordusundan henüz bir resmi açıklama gelmedi.
Öte yandan, İsrail ile Lübnan arasındaki sınır hattında karşılıklı saldırılar can almaya devam etti. Lübnan resmi ajansı NNA'nın bildirdiğine göre, İsrail jetleri gece boyunca ve gün içerisinde ülkenin güneyindeki Cizzin, Mercayun, Bint Cubeyl, Yatır, Kefertebnit, Sayda ve Nebatiye vilayetlerine bağlı çok sayıda belde ve çevresine hava saldırıları düzenledi. Özellikle Mercayun'da büyük bir patlama yaşanırken, Dibbin ve Bilat gibi yerleşimler defalarca hedef alındı. Bu saldırılar sonucunda toplam 17 sivil yaşamını yitirdi, aralarında sağlık çalışanlarının da bulunduğu çok sayıda kişi yaralandı. Lübnan Sağlık Bakanlığı, sağlık ekiplerinin hedef alınmasını uluslararası hukukun ağır bir ihlali olarak niteledi. Yaşamını yitirenlerden dördü Sur'a bağlı Maarub beldesinde, üçü Abbasiye'de ve dört kişi de Teyr Diba'da kaydedildi. Ayrıca Ensar beldesinde insansız hava aracıyla bir eve yapılan saldırıda bir baba ve oğlunun hayatını kaybettiği, Habbuş-Nebatiye yolunda bir kamyonete isabet eden İHA saldırısında ise bir kişinin daha yaşamını yitirdiği aktarıldı. Nebatiye'deki hastane yoluna düzenlenen başka bir İHA saldırısında ise üç kişi yaralandı.

Hizbullah'tan İsrail'e Yoğun Misilleme
İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırılarına Hizbullah cephesinden de sert bir yanıt geldi. Hizbullah, İsrail'in ateşkes ihlallerine karşılık olarak Lübnan'ın güneyindeki işgal altındaki bölgelerde İsrail ordusuna ait 20'den fazla hedefi vurduğunu açıkladı. İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) de Lübnan topraklarından İsrail'in sınır bölgelerine en az dört saldırı dalgası düzenlendiğini doğruladı. Çok sayıda roketin ateşlendiği, bazılarının Demir Kubbe hava savunma sistemi tarafından engellendiği, Kiryat Shmona bölgesine düşen bir roketin ise maddi hasara yol açtığı bildirildi. Hizbullah, hedefler arasında Merkava tankları, D9 buldozerleri ve askeri araçların yanı sıra Ras Nakura'daki Demir Kubbe platformunun da bulunduğunu belirtti.
Washington'da Gizli İsrail-Lübnan Görüşmeleri
Gerilimin tırmandığı bu ortamda, İsrail ile Lübnan arasında dördüncü tur görüşmelerin ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) binasında gerçekleştirildiği ortaya çıktı. Dokuz saatten uzun süren toplantıya iki ülkeden askeri heyetler katıldı. Lübnan basınına yansıyan haberlere göre, İsrail tarafı Hizbullah ile bağlantılı olduğunu iddia ettiği yerlere dair haritalar ve istihbarat bilgilerini sundu, ayrıca Hizbullah'ın kullandığı insansız hava araçları konusunu gündeme getirdi. İsrail'in güvenlik konularında normalleşme talep ettiği, ancak Lübnan tarafının bunun askeri değil, siyasi bir karar olduğunu belirterek bu talebi geri çevirdiği ifade edildi. Toplantıya ilişkin değerlendirmelerin Lübnan'ın Washington Büyükelçiliği'nde sürmesi bekleniyor.
Trump'ın Kırmızı Çizgileri ve Ekonomik Baskı
ABD Başkanı Donald Trump, Truth Social hesabı üzerinden yaptığı paylaşımlarda, İran ile müzakerelerin temel şartlarını net bir şekilde ortaya koydu. Trump, İran'ın asla nükleer silaha veya bombaya sahip olmayacağını kabul etmesi gerektiğini ve Hürmüz Boğazı'nın derhal, hiçbir geçiş ücreti alınmaksızın sınırsız deniz trafiğine açılması gerektiğini vurguladı. Boğazdaki mayınların da temizlenmesi çağrısında bulundu. Ulusal güvenlik ekibiyle gerçekleştirdiği toplantı öncesinde, birçok konuda uzlaşma sağlandığını belirten Trump, son kararı vermek üzere Durum Odası'na geçeceğini duyurdu. Anlaşma sağlanması halinde deniz ablukasının kaldırılacağını ve İran'daki nükleer atıkların ABD'ye teslim edileceğini de sözlerine ekledi.
Öte yandan, ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Reagan Ulusal Ekonomi) Forumu'nda yaptığı açıklamada, İran'a uygulanan yaptırımların ve liman ablukasının kaldırılmasının kademeli bir süreç olacağını belirtti. Bessent, "Kaldırılacak herhangi bir yaptırım yavaş bir şekilde kaldırılacaktır" ifadelerini kullandı. Ayrıca, ABD'nin Trump liderliğindeki ekonomik baskı kampanyası kapsamında İran ile ilişkili 1 milyar dolarlık kripto varlığa el konulduğunu da duyurdu.
Beyaz Saray'da Sonuçsuz Kalan 'Nihai Karar' Toplantısı
Başkan Trump'ın İran ile müzakerelerin akıbeti hakkında nihai bir karara varmak üzere Beyaz Saray'da danışmanlarıyla yaklaşık iki saat süren bir toplantı yaptığı bildirildi. Ancak ABD merkezli The New York Times gazetesinin üst düzey bir ABD'li yetkiliye dayandırdığı haberine göre, Trump, üzerinde mutabakata varılması beklenen anlaşma taslağına ilişkin herhangi bir karara varmadan Durum Odası'ndan ayrıldı. Yetkili, Trump'ın sadece ABD'nin çıkarlarına hizmet eden ve kendi kırmızı çizgilerini karşılayan bir anlaşmaya imza atacağını, İran'ın asla nükleer silaha sahip olamayacağını vurguladı. Beyaz Saray'dan bu toplantıya dair henüz resmi bir açıklama gelmemesi, bölgedeki bekleyişi daha da artırdı.