Ankara'dan Avrupa Konseyi'nde Kıbrıs Rum Tarafına Sert Mesaj: AİHS Sistemi Siyasallaştırılıyor İddiası!
Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli, Avrupa Konseyi'nde Kıbrıs Rum tarafının Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi sistemini siyasallaştırdığını belirtti. Türkiye derin endişe duyuyor ve süreci yakından takip ediyor.


Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli, Avrupa Konseyi platformunda Kıbrıs Rum yönetiminin sergilediği tutumu sert bir şekilde eleştirdi. Keçeli, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) sisteminin siyasi güdülerle yıpratılmasından dolayı Türkiye'nin ciddi bir rahatsızlık duyduğunu vurguladı. Son Avrupa Konseyi toplantılarında Kıbrıs Rum tarafının mevcut süreci politik bir zemine çekme gayreti içerisinde olduğunu ifade etti.
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi Sistemine Yönelik Endişeler
Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli, Türkiye'nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi sistemine dair yaklaşımını detaylı bir açıklamayla kamuoyuna aktardı. Keçeli'nin bilgilendirmesine göre, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) 2001 yılına ait ve "yerlerinden edilmiş kişilerin mülkiyet hakları" başlığını taşıyan 4. Rum kararı, 9-11 Haziran 2026 tarihlerinde Fransa'nın Strazburg kentinde düzenlenen Avrupa Konseyi Delegeler Komitesi'nin 1563. insan hakları konulu oturumunda yeniden gündeme geldi. Bu özel karar, Kıbrıs meselesinin hassasiyetini ve uluslararası hukuktaki karmaşıklığını bir kez daha gözler önüne serdi. Türkiye, bu tür kararların siyasi manevralara alet edilmemesi gerektiğini savunuyor.
AİHM Kararının Uygulanmasında Devam Eden Çıkmaz
Sözcü Keçeli, Avrupa Konseyi Sekretaryası'nın 2022 yılından bu yana icra denetiminin sonlandırılması yönünde tavsiyelerde bulunduğu ilgili başlığın, son toplantıda da bir sonuca bağlanamadığını belirtti. Bu durum, kararın uygulanmasındaki mevcut tıkanıklığın devam ettiğini gösteriyor. Açıklamada ayrıca, AİHM kararlarının yorum farklılıkları nedeniyle icrasının mümkün olmadığı istisnai durumlarda başvurulan özel bir prosedüre dikkat çekildi. Bu çerçevede, Avrupa Konseyi Sekretaryası'na, AİHM'in 2014 tarihli tazminat kararında yer alan mülkiyete ilişkin ifadelerin yorumlanmasına yönelik bir taslak çalışma hazırlama görevi verildiği bildirildi. Bu gelişme, kararın nasıl uygulanacağına dair belirsizliğin hala sürdüğüne işaret ediyor ve diplomatik çabaların yoğunlaşması gerektiğini gösteriyor.
Ankara'dan Kıbrıs Rum Tarafına Sert Eleştiri
Yaşanan bu gelişmelerin Delegeler Komitesi'nin çalışma tarihinde "emsalsiz" bir nitelik taşıdığını dile getiren Keçeli, bu durumun Kıbrıs Rum tarafının Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi sistemini kendi siyasi hedeflerine uygun bir araç olarak kullanma çabalarının doğrudan bir neticesi olduğunu ifade etti. Türkiye'nin bu duruma ilişkin derin kaygılarını dile getiren Keçeli, şu ifadeleri kullandı: "Türkiye, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi sisteminin siyasi saiklerle aşındırılmasından derin endişe duymaktadır." Bu açıklama, Ankara'nın konuya verdiği önemi ve uluslararası hukukun siyasi çıkarlara kurban edilmesine karşı duruşunu net bir şekilde ortaya koyuyor.
Sürecin Tıkanması ve Kıbrıs Meselesindeki Samimiyetsizlik İddiası

Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan bilgilendirmede, Kıbrıs Rum tarafının mevcut süreci adeta bloke ettiği ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi sisteminin işlevsel ve etkin çalışmasını kasıtlı olarak engelleme yolunu seçtiği vurgulandı. Bu yaklaşımın, Kıbrıs meselesinin genel çözümüne yönelik tutum konusunda da bir samimiyetsizliği beraberinde getirdiği belirtildi. Türkiye, bu tür engellemelerin Kıbrıs'ta adil ve kalıcı bir çözüm arayışlarına zarar verdiğini düşünüyor. Sözcü Keçeli, Türkiye'nin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) ile sürekli istişare halinde, bu hassas süreci titizlikle takip edeceğinin altını çizdi. Bu takip, hem hukuki hem de diplomatik zeminlerde devam edecek ve Türkiye'nin Kıbrıs Türk halkının haklarını koruma konusundaki kararlılığını yansıtacaktır. Uluslararası platformlarda yaşanan bu gerilim, Kıbrıs sorununun çözümünde yeni bir dönemeç olabileceği sinyallerini veriyor.
Bu Habere İlişkin Son Gelişmeler
Dışişleri Bakanlığı'ndan gelen bu kritik açıklamalarla birlikte, Avrupa Konseyi'ndeki Kıbrıs meselesi son dakika haberleri arasında yerini aldı. Türkiye'nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi sisteminin siyasallaştırılmasına yönelik endişeleri, güncel haberler ve canlı haber akışında yakından takip ediliyor. Bu önemli diplomatik gelişmenin yansımaları önümüzdeki günlerde netleşecek. Tüm gelişmeleri EnTazeHaber.com üzerinden anlık olarak takip edebilirsiniz.
İlgili Konular
🔹 Kıbrıs Meselesi 🔹 Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) 🔹 Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi 🔹 Dışişleri Bakanlığı 🔹 Öncü Keçeli 🔹 Uluslararası Hukuk 🔹 Avrupa Konseyi 🔹 Diplomasi
Gundem Haberleri
Gündem haberleri, ülke ve dünya genelinde yaşanan en önemli gelişmeleri, siyasi, ekonomik, sosyal ve kültürel olayları anlık olarak okuyuculara sunan bir kategoridir. EnTazeHaber.com olarak, son dakika gelişmelerini, güncel haberleri ve canlı haber akışını tarafsız ve hızlı bir şekilde sizlere ulaştırarak, gündemin nabzını tutmanızı sağlıyoruz.
Sık Sorulan Sorular
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi sistemi neden siyasi saiklerle aşındırılıyor?
Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli'ye göre, Kıbrıs Rum tarafı, Avrupa Konseyi bünyesindeki toplantılarda süreci kendi siyasi amaçlarına hizmet edecek şekilde siyasallaştırma çabası içerisindedir. Bu durum, Türkiye'nin derin endişe duymasına neden olmaktadır.
AİHM'in 2001 tarihli 4. Rum kararı neyle ilgili?
AİHM'in 2001 tarihli 4. Rum kararı, "yerlerinden edilmiş kişilerin mülkiyet hakları" başlığı altında Kıbrıs meselesiyle ilgili önemli bir hukuki karardır. Bu karar, 9-11 Haziran 2026 tarihlerinde Avrupa Konseyi Delegeler Komitesi'nin 1563. insan hakları toplantısında yeniden gündeme gelmiştir.
Avrupa Konseyi Sekretaryası hangi konuda görevlendirildi?
Avrupa Konseyi Sekretaryası, AİHM'in 2014 tarihli tazminat kararındaki mülkiyete ilişkin ifadelerin yorumlanmasına yönelik bir taslak çalışma hazırlamakla görevlendirilmiştir. Bu görevlendirme, kararların yorum farklılıkları nedeniyle icrasının mümkün olmadığı istisnai prosedür çerçevesinde yapılmıştır.
Türkiye bu süreci nasıl takip edecek?
Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli, Türkiye'nin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) ile sürekli istişare halinde bu hassas süreci yakından takip edeceğini belirtmiştir. Bu takip, uluslararası hukukun ve Kıbrıs Türk halkının haklarının korunması açısından büyük önem taşımaktadır.