Karanlık Koridorlar Hollywood'u Fethetti: Backrooms Fenomeni Beyaz Perdeye Taşındı!
İnternetin viral korku fenomeni Backrooms, 20 yaşındaki genç yönetmen Kane Parsons'ın vizyonuyla Hollywood'a adım attı. Liminal mekanların ürpertici dünyası, A24 yapımı filmle sinema salonlarını sarsıyor.


İnternet Fenomeninden Beyaz Perdeye: Backrooms'un Yükselişi
Sarıya boyanmış, sonsuzluğa uzanan koridorlar, başlangıçta internetin ücra köşelerinde dolaşan basit bir memdi. Ancak bu ürkütücü dijital kavram, şimdi Hollywood'un en yeni korku filmi olarak sinema perdesinde izleyiciyle buluşuyor. İngiliz oyuncu Chiwetel Ejiofor'un canlandırdığı Clark karakteriyle “liminal mekan” olarak adlandırılan Backrooms'un tekinsiz dehlizlerine dalan film, seyircileri alışılmadık bir gerilim yolculuğuna çıkarıyor.
Bir film afişinde tek renk, sarı bir duvar kağıdı görmek çoğu zaman sıradan gelebilir. Ancak bu afiş, milyonlarca kişi için anında tanınır ve derin bir korku hissi uyandırır. Hollywood'un en yeni gerilim yapımı olan *Backrooms*, adından çok fısıltı halindeki korkuyu tercih eden, kan ve canavar sahnelerinden ziyade psikolojik gerilime meyilli bir kitleye hitap ediyor.
Backrooms, esasen sonu gelmez gibi görünen, terk edilmiş ve rahatsız edici odalardan oluşuyor. Bu, boş bir ofis binası, bir hol veya bir koridor olabilir; ancak her biri tekinsiz, geçiş bölgeleri hissi uyandırıyor.
Karanlık Koridorların Kökeni: 4chan'den Küresel Bir Kabusa
Bu konsept, ilk kez 2019 yılında, anonim kullanıcıların 4chan adlı mesaj panosunda “sadece 'tuhaf' hissettiren rahatsız edici görseller paylaşması” çağrısıyla ortaya çıktı. O dönemde bir kullanıcı, hardal sarısı duvar kağıtları ve floresan aydınlatmalarla dolu, terk edilmiş bir ofis alanının fotoğrafını paylaştı. Bu görselin altına eklenen metin, konseptin temelini oluşturdu:
“Eğer yeterince dikkatli olmaz ve yanlış bölgelerde gerçeklikten 'noclip' (oyun terminolojisinde bir hata veya kaybolma) yaparsanız, kendinizi Backrooms'ta bulursunuz. Orada sadece eski, nemli halının kokusu, tek sarının çılgınlığı, floresan lambaların maksimum vızıltısının bitmeyen arka plan sesi ve yaklaşık altı yüz milyon metrekarelik rastgele bölünmüş boş odalar sizi bekler. Yakınlarda bir şeyin dolaştığını duyarsanız, Tanrı size yardım etsin; çünkü o kesinlikle sizi duydu.”
2019'da 4chan'e yüklenen bu orijinal Backrooms görselinin, daha sonra Amerika Birleşik Devletleri'nin Wisconsin eyaletindeki gerçek bir mobilya mağazasına ait olduğu tespit edildi.
Genç Bir Dahinin Eseri: Kane Parsons ve YouTube Başarısı
Bu fikir, o dönemde 16 yaşında olan içerik üreticisi Kane Parsons önderliğinde büyük bir YouTube mini dizisine dönüştü. Parsons, bütçesini aşan ortamları yaratmak için Blender adlı bir bilgisayar destekli tasarım programı kullandı. Bugün, Parsons'ın serisi 200 milyondan fazla izlenmeye ulaştı. Bu kadar büyüleyici bir başarı yakalayan seri, Oscar adayı korku filmi *The Substance*'ın arkasındaki Hollywood stüdyosu A24'ün dikkatini çekti ve stüdyo, şimdi 20 yaşında olan Parsons'ı bir film uyarlaması için görevlendirdi. Film, geçtiğimiz Cuma günü vizyona girdi.
Hollywood'un Yeni Yüzü: A24 ve Gerçeküstü Bir Dünya
Parsons, A24'ün bugüne kadarki en genç yönetmeni unvanını taşıyor ve Backrooms'ta hayatta kalmak için tek bir ciddi ipucu veriyor: “Her şeyden önce onunla barışın, çünkü ben sahte bir iyimserlik vermeyi sevmiyorum.” 2023'teki görevi oldukça netti: Bu izole edici cehennem manzarasını, YouTube serisine benzer bir şekilde beyaz perdeye taşımak. Parsons'ın projede en çok heyecanlandığı şey, Hollywood bütçesini kullanarak daha derine inmek ve filmin YouTube serisinden “farklı” hissetmesini sağlayacak “gerçek bir fiziksel etki” yaratmaktı.
20 yaşındaki yönetmen Kane Parsons, mesaj panosu gönderisinden ilham alarak hazırladığı Backrooms YouTube kısa filminin viral olmasıyla Hollywood'un dikkatini çekti. Parsons, film ekibinin bunu başarmak için kendi Blender tasarımlarına dayanarak 30.000 metrekarelik devasa bir set inşa ettiğini belirtiyor. Bu set, Parsons'ın 80 milyon izlenmeye sahip ilk YouTube videosu olan “Found Footage” ile benzerlik taşıyor. Bu videoda, ürkütücü sarı ofis bloğunun titrek, 90'lar tarzı kamerayla çekilmiş görüntüleri yer alıyordu. Parsons, “Bence bu, karakterlere daha büyük ölçüde inanmamızı sağlıyor,” diyor.
Zihnin Labirentlerinde Yolculuk: Oyuncu Kadrosu ve Temalar

A24'ün Will Soodik tarafından kaleme alınan uyarlaması, Backrooms konseptini zihinsel sağlığı keşfetmek için bir araç olarak kullanıyor. Oscar adayı Chiwetel Ejiofor, evliliğinin sona ermesinin ardından zor zamanlar geçiren, hayal kırıklığına uğramış bir mobilya mağazası satış görevlisi olan Clark'ı canlandırıyor. Renate Reinsve'nin oynadığı terapisti Mary ile arasındaki gerilim tırmanırken, Clark mağazanın Backrooms'a giden yolunu keşfediyor. Bu mekan, ikilinin çözülmemiş travmalarını avlamaya başlıyor.
Dijital Evrenden Sinema Salonlarına: Liminal Mekanların Çekiciliği
Backrooms'un beyaz perdedeki cazibesi, çevrimiçi ortamda oldukça spesifik bir korkunun yükselişini yansıtıyor: Liminal, yani geçiş alanları fikri. Parsons, sette Ejiofor ile birlikte görüldüğü bir karede, nispeten genç yaşının hiçbir zaman sorun yaratmadığını ifade ediyor. Binalar ile insan refahı arasındaki bağlantıyı araştıran nörobilim ve mimarlık uzmanı Meredith Banasiak, koridorların ve kapı aralıklarının genellikle bu korkuyu tetiklediğini belirtiyor. Bu durum, beyinlerimizi karıştıran “kapı etkisi” olarak bilinen bir olayı yaratıyor. Banasiak, “Mekanlar birbirine karışmaya başladığında, hatırlama şeklimiz de karışır,” diye açıklıyor. Backrooms bu durumu aşırıya taşıyor ve anıların “kendi içlerinde çözülmesini” fiziksel bir sembolle betimliyor. Filmde Clark'ın Mary'ye dediği gibi: “Backrooms bir şeyi ne kadar çok hatırlarsa, o kadar azını yapar.” Banasiak, kendi araştırmalarının ve diğer akademik çalışmaların, travma mağdurlarının genellikle bu tür mekanları zorlayıcı bulduğunu gösterdiğini ekliyor. Terapist Mary'yi canlandıran Renate Reinsve, çekimler başlamadan önce kendisinin de Backrooms'un çevrimiçi dünyasına daldığını belirtiyor.
Pandemi Neslinin Yeni Korkusu: Neden Backrooms Bu Kadar Popüler?
Reddit'te 350.000'den fazla aboneye sahip bir Backrooms forumu bulunuyor. Forum moderatörleri, konseptin “derinlemesine varoluşsal” bir yanı olduğunu ve canavarlardan ziyade “mekanda sizinle birlikte başka nelerin var olabileceği belirsizliğinden” kaynaklanan bir korkuyu temsil ettiğini ifade ediyor. TikTok, 30 milyarı aşkın kümülatif izlenmeyle Backrooms temalı kliplerle dolu, bu da 90'lar temalı bu manzaranın Z kuşağı arasındaki popülaritesini gözler önüne seriyor. Ayrıca, Steam'de ücretsiz bir Backrooms hayatta kalma oyunu ve Roblox'ta benzer deneyimler sunulmasıyla oyun dünyasıyla da bir geçişkenlik söz konusu.
İnternet araştırmacısı Günseli Yalçınkaya, internet öncesi anılara ve mekanlara duyulan hüzünlü bir nostaljinin ve COVID-19 salgınının yarattığı izolasyonun, gençlerin Backrooms gibi fikirlere neden çekildiğini açıklayabileceğini belirtiyor. Yalçınkaya, bunun günümüz gençlerinin “gerçekliğin sürekli ekranlar aracılığıyla aracılık edildiği, hiçbir şeyin gerçek hissettirmediği, gerçekliğin zaten aksadığı hissine” kapılan memnuniyetsizliklerini yansıttığını dile getiriyor.
Parsons'ın orijinal YouTube kısa filmleri, gerçek ortamlarda çekilmiş gibi görünse de, aslında Blender yazılımı kullanılarak oluşturulmuş CGI renderlarıydı. İş dünyası yayını *Fast Company*'nin belirttiği gibi, *Backrooms*, Gen Z'nin en travmatik biçimlendirici yıllarından etkilenen, son dönemdeki birçok liminal mekan temalı yapımdan biri. Bu yapımlar arasında, YouTuber Markiplier'ın bir video oyunundan uyarlanan ve bir denizaltında geçen korku filmi *Iron Lung* da yer alıyor. Bağımsız olarak gösterime giren bu film, dünya çapında 50 milyon dolardan fazla gişe hasılatı elde etti.
Hollywood'un Gözdesi: İnternet Yetenek Avı ve Gişe Beklentileri
*Backrooms* filminin çevrimiçi fragmanı, 31 milyon izlenmeyle A24'ün en çok izlenen yüklemelerinden biri haline geldi. Elbette asıl soru, bu çevrimiçi coşkunun gişe gelirlerine dönüşüp dönüşmeyeceği. *The Ankler's Crowd Pleaser* bülteninin yazarı Matthew Frank'e göre, YouTube'dan beyaz perdeye geçiş süreci “bir dönüm noktası” niteliğinde. Hollywood yöneticileri, izleyici kitlesi ve Parsons gibi film yapımcıları için internet tabanlı kültüre yöneliyor.
Frank, *Backrooms* filminin yönetici yapımcısı Chris White'ın, genç oğlunun ısrarı üzerine Parsons'ın çalışmalarını keşfettiğini anlatıyor. Benzer bir çıkış yakalayan bir başka internet kökenli film yapımcısı, 26 yaşındaki Curry Barker da bu ay *Obsession* adlı korku filmini sinemalarda gösterime soktu. Sinemaların yayın platformlarıyla mücadele ettiği bir dönemde, bu isimlerin “hazır izleyici kitleleriyle” gelmesi stüdyolara da büyük fayda sağlıyor.
Frank'e göre *Backrooms* için erken tahminler “gerçekten umut vaat ediyor”. Filmin 10 milyon dolarlık bütçesini kolaylıkla aşması ve “çok az filmin ulaşabildiği bir etkinlik hissi yaratması” bekleniyor. Frank, “Backrooms, internet tabanlı bir fikri mülk olarak izleyiciye cazip geliyor,” diye ekliyor.
Parsons'ın Gözünden Deneyim: Genç Yönetmenin Azmi
Parsons'a gelince, medyadaki manşetler onun bir Hollywood filmini yönetmek için ne kadar genç olduğuna odaklandı – bu durum onu yoruyor. Nispeten tecrübesizliğinin algıyı etkilemesinden endişe ettiğini, ancak sette bunun “hiç gündeme gelmediğini” belirtiyor. “Hemen hemen anında sadece biz vardık, bir boşlukta projeyi konuşuyorduk… Sanırım tecrübe eksikliğimi tamamen takıntılı olarak telafi ettim.”
Parsons ve belki de Hollywood, Backrooms'ta keşfedecek çok şey buldu. Peki kaçabilecekler mi? Pek mümkün görünmüyor.