Avrupa Hayali Kara Borsada: Schengen Vize Randevuları Botların Elinde, Fiyatlar Uçuşa Geçti!
2026 Mayıs'ta Schengen vizesi randevularında kara borsa isyanı büyüyor. Botlarla ele geçirilen randevular 1000 Euro'ya kadar satılırken, TÜRSAB hukuki süreç başlatıyor.


Mayıs 30, 2026 tarihli son gelişmelere göre, Schengen vizesi almak isteyen Türk vatandaşlarının yaşadığı randevu bulma sıkıntısı giderek derinleşiyor. Özellikle Avrupa seyahatleri düşünenler için büyük bir engel teşkil eden bu durum, randevuların otomatik yazılımlar (botlar) aracılığıyla adeta kapış kapış bloke edilip, sonrasında fahiş fiyatlarla ikinci el piyasasında el değiştirmesiyle korkunç bir boyut kazandı. Randevular, 300 ile 500 Euro arasında değişen, acil durumlarda ise 1000 Euro’ya kadar çıkan meblağlara satılıyor. Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Başkanı Firuz Bağlıkaya, bu kabul edilemez duruma sert tepki göstererek, “Bu gidişe artık bir ‘dur’ denilmeli” ifadelerini kullandı.
Avrupa Komisyonu Verileri Endişe Verici Tabloyu Ortaya Koydu
TÜRSAB tarafından yapılan açıklamada, Avrupa Birliği (AB) Komisyonu’nun 2025 yılına ait Schengen vize istatistiklerinin yayımlandığı bilgisi paylaşıldı. Bu verilere göre, Schengen bölgesine yönelik vize başvuru sayısı toplamda 11 milyon 934 bin 106’ya ulaşırken, bu başvuruların yüzde 14.8’i reddedildi. Türkiye ise, 1 milyon 268 bin 376 başvuru ile Çin’in ardından en çok Schengen vizesi talebinde bulunan ikinci ülke oldu. Türkiye’den yapılan başvuruların ret oranı ise yüzde 14.6 olarak kayıtlara geçti.
TÜRSAB Başkanı Firuz Bağlıkaya, 2025 yılında Türkiye’den Schengen ülkelerine yönelik vize randevu sayısında yüzde 8’lik bir artış yaşandığını belirtmesine rağmen, seyahat acentelerinin yoğun tur programları düzenlediği İtalya ve Fransa gibi popüler destinasyonlara yapılan vize başvurularında tam tersi bir gerileme görüldüğünü vurguladı. Bu çelişkili durum, randevu sistemindeki aksaklıkları ve vize süreçlerindeki kısıtlamaları bir kez daha gözler önüne seriyor.
İtalya ve Fransa Başvurularında Şok Edici Düşüş
Bağlıkaya, AB Komisyonu’nun 2025 yılı verilerine dikkat çekerek, İtalya’ya vize başvurusunda bulunabilen vatandaş sayısında bir önceki yıla kıyasla yüzde 32.3’lük devasa bir azalma yaşandığını ifade etti. Benzer şekilde, Fransa’ya yapılan başvuru sayısında da yaklaşık yüzde 6’lık bir düşüş kaydedildiğini belirtti. Başkan Bağlıkaya, bu durumu şu sözlerle değerlendirdi: “Biz vize kotalarının artırılmasını beklerken daha da kısıldığı görülüyor.” Bu düşüşlerin, vatandaşların randevu bulmakta yaşadığı zorlukların en net göstergesi olduğunu dile getiren Bağlıkaya, mevcut uygulamalar nedeniyle pek çok kişinin başvuru yapma imkânı dahi bulamadan sistemin dışında kaldığını belirtti. Gece yarısı, bayram tatili veya pazar günleri gibi olağan dışı zamanlarda açılan sınırlı sayıdaki randevuların da botlar tarafından anında bloke edildiğini ve ardından 300, 500, hatta acil durumlarda 1000 Euro gibi uçuk rakamlara satıldığını bir kez daha vurguladı.

TÜRSAB'dan Hukuki Süreç Hazırlığı ve Şeffaflık Çağrısı
Hürriyet gazetesine özel açıklamalarda bulunan TÜRSAB Başkanı Firuz Bağlıkaya, vize aracı kuruluşlarının şeffaf olmayan çalışma prensiplerine ve haksız kazanç sağladıklarına dair güçlü iddialarda bulundu. Bağlıkaya, “Aracı kuruluşlar şeffaf değil. Haksız kazançlar var. Haksız uygulamalar konusunda hukuki süreci başlatmak için hazırlıklarımızı yapıyoruz” dedi. Bu açıklama, seyahat acentelerinin iş hacmini olumsuz etkileyen bu duruma karşı ciddi adımlar atılacağının sinyalini verdi. Özellikle seyahat acentelerinin planlamalarında önemli yer tutan ve vatandaşların tur taleplerinin yoğun olduğu İtalya ve Fransa gibi ülkelere başvuru yapabilen vatandaş sayısındaki bu düşüşlerin, randevu bulma krizinin en açık kanıtı olduğunu yineledi.
Bir konsolosluğun vize randevusu vereceği zaman, kendi çalıştığı aracı kuruma belirli bir kota bildirdiğini açıklayan Bağlıkaya, “Örneğin ‘Bu hafta 50 randevu alacağım, 100 randevu verebiliyorum, bunu düzenleyin’ diyor. Dolayısıyla ilgili aracı kuruluş da o randevuları kendi sistemlerinden açıyor” şeklinde sistemin işleyişini anlattı. Ancak randevuların çok zamansız bir şekilde açılıp hızla kapanmasının, acentelerin misafirleri için randevu alamadan sistemin kilitlenmesine yol açtığını ekledi. Sınırlı ve zamanlaması belirsiz randevuların botlar tarafından hemen bloke edilmesi, bu kara borsa düzenini körükleyen ana unsurlardan biri olarak gösteriliyor.
Başkan Bağlıkaya, Yunanistan’ın vize aracı kurumu Kosmos Vize gibi firmaların süreci çok daha şeffaf bir şekilde yönettiğini örnek gösterdi. Bu tür şirketlerin hem seyahat acentelerine tanımladığı kotaları hem de tüketicilere yönelik randevu sistemini web sitesi ve sosyal medya üzerinden açıkça duyurduğunu belirtti. Bu şeffaf yaklaşım sayesinde Yunanistan’a yönelik vize başvurularının her yıl istikrarlı bir biçimde arttığını vurgulayan Bağlıkaya, diğer aracı kuruluşların da benzer bir şeffaflıkla çalışması halinde sistemdeki mevcut tıkanıklığın aşılabileceğine inandığını dile getirdi.
Kısa Süreli Vizeler ve Vize Kurallarına Uyumun Önemi
Firuz Bağlıkaya, vatandaşlardan gelen “randevu alabilsek bile çok kısa süreli vizeler veriliyor” şikayetlerine de değindi. Bazı durumlarda 5-10 günlük gibi kısa süreli vizelerin verilmesinin çeşitli nedenleri olabileceğini aktardı. AB ülkelerinin bir kısmının “Cascade” olarak bilinen kuralları daha sistematik uygularken, bazılarında bu sistemin tam olarak işlemeyebileceğini ifade etti. Bununla birlikte, vizeyi alan kişilerin de kurallara uygun davranmamasından kaynaklanan sorunlar yaşanabildiğine dikkat çekti.
Özellikle vize alındıktan sonraki ilk Schengen bölgesi girişinin, vizenin alındığı ülkeye yapılmaması veya vize süresinin aşılması gibi ihlallerin olumsuz sonuçlar doğurabileceğini vurguladı. Bu tür ihlallerin, Avrupa Birliği vatandaşı olmayan ve Schengen bölgesine kısa süreli giriş yapan yolcuların giriş ve çıkış işlemlerini elektronik olarak takip etmek amacıyla geliştirilen Giriş/Çıkış Sistemi (EES) ile artık çok daha kolay tespit edilebilir hale geldiğini belirtti. Bağlıkaya, bu ihlallerin dijital kayıt olarak sisteme işlendiğini ve bu nedenle vize kurallarına kesinlikle uyulması gerektiğini hatırlattı. Türkiye’den Avrupa’ya seyahat etmek isteyen milyonlarca vatandaşın yaşadığı bu mağduriyetin bir an önce çözüme kavuşması, hem bireysel seyahat özgürlüğü hem de ülke turizmi açısından büyük önem taşıyor.