Moskova'dan Avrupa'ya Sert Çağrı: Amerikan Askerleri Çekilmeli!
Rusya Dışişleri Sözcüsü Mariya Zaharova, ABD güçlerinin Avrupa'dan çekilmesini 'gerekli' gördüklerini belirtti. Ermenistan, Ukrayna ve İran konularına değindi.


Rusya Dışişleri Bakanlığı'nın yetkili sözcüsü Mariya Zaharova, 29 Mayıs 2026 tarihinde başkent Moskova'da düzenlediği haftalık bilgilendirme toplantısında, ABD'nin Avrupa kıtasındaki askeri varlığının sonlandırılması gerektiğini ve bunun stratejik bir zorunluluk olduğunu vurguladı. Bu açıklama, uluslararası ilişkilerde tansiyonun yükseldiği bir dönemde, Moskova'nın Batı'ya yönelik net duruşunu bir kez daha ortaya koydu. Zaharova, birçok kritik bölgesel ve küresel meseleye ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.
Ermenistan'ın Batı'ya Yönelişi Moskova'yı Rahatsız Ediyor
Sözcü Zaharova, Ermenistan'ın Rusya Federasyonu'na yönelik politikalarını mercek altına alarak, Erivan yönetiminin Moskova ile ilişkilere dair söylemlerinin fiili adımlarıyla ciddi çelişkiler taşıdığının altını çizdi. Özellikle, Rusya'ya karşı bir siyaset izleyen Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (NATO) ile Ermenistan arasındaki yakınlaşmanın ciddi bir endişe kaynağı olduğunu belirtti. Avrupa Birliği (AB) ile olan ilişkilerin de ele alındığı toplantıda Zaharova, AB'nin zamanla yalnızca ekonomik bir yapı olmaktan çıkarak, saldırgan bir askeri birliğe dönüştüğünü öne sürdü. Bu bağlamda, Erivan'ın mevcut stratejisinin iki ülke arasındaki karşılıklı fayda sağlayan stratejik ortaklığı zayıflatma riski taşıdığını ifade etti. Rus yetkili, Ermenistan'ın bu ortaklıktan elde ettiği kazanımları kaybetme ihtimalinin bulunduğuna dikkat çekti. Zaharova, Ermenistan yönetiminin AB ile yakınlaşma sürecini sürdürürken, aynı zamanda Avrasya Ekonomik Birliği (AEB) içinde yer almasını Rusya için kabul edilemez bir durum olarak gördüklerini açıkça dile getirdi. Moskova'nın beklentisinin, Erivan'ın daha gerçekçi ve pragmatik bir yol izlemesi olduğunu belirten Mariya Zaharova, Rusya'nın her zaman Ermenistan'ın bağımsız ve egemen bir devlet olarak varlığını sürdürmesinden yana olduğunu sözlerine ekledi.
Güney Kafkasya'da Rusya'nın Vazgeçilmez Rolü
Basın toplantısında Güney Kafkasya bölgesine de değinen Rusya Dışişleri Sözcüsü, Batılı güçlerin Rusya'nın bu stratejik bölgeden çekilmesini arzuladığını ifade etti. Ancak Zaharova, Moskova'nın bu yönde bir planının olmadığını ve Güney Kafkasya'yı terk etmeyi düşünmediğini net bir şekilde belirtti. Bunun, hem tarihsel hem de coğrafi nedenlerle mümkün olmadığını savunan Zaharova, Avrupa Birliği ve Amerika Birleşik Devletleri'nin bölgedeki çıkarlarının ne kadar ciddi ve uzun vadeli olduğunun ise belirsizliğini koruyan bir soru işareti olduğunu dile getirdi. Rusya'nın Güney Kafkasya'nın genel gelişimini desteklediğini ve bölge ülkeleriyle bu doğrultuda iş birliği yapmaya hazır olduğunu vurguladı.

Ukrayna Krizinde Diplomasi ve Palantir Tartışması
Ukrayna krizinin çözümüne yönelik ABD girişimlerini değerlendiren Mariya Zaharova, Moskova ve Washington'un bu krize uzun vadeli bir çözüm bulma konusunda gerekli iradeye sahip olduklarını ifade etti. Ancak aynı durumun Ukraynalı temsilciler ve onları destekleyen Batılı ülkeler için geçerli olmadığını savundu. Zaharova, bu tarafların genellikle ültimatom niteliğinde açıklamalar yaptığını, Kiev yönetiminin ise sivil hedeflere yönelik saldırılarda 'terör' yöntemlerini kullandığını iddia etti. Bu eylemleri kimsenin engellemediğini, aksine Ukrayna'ya silah ve finansal destek sağlandığını belirtti. Rusya'nın Ukrayna krizinin siyasi ve diplomatik yollarla çözülmesinden yana olduğunu yineledi. Geçtiğimiz hafta Luhansk bölgesindeki bir koleje düzenlenen saldırıda Amerikan yapay zeka sistemi 'Palantir'in kullanılmış olabileceği ihtimaline de değinen Zaharova, 'Palantir' şirketinin savaşın başından itibaren Kiev yönetimiyle yoğun bir iş birliği içinde olduğunu savundu. Sözcü, şirketin yönetiminin, Luhansk'taki saldırıda herhangi bir rolü bulunmadığını kanıtlaması gerektiğini vurguladı.
İran'ın Uranyumuna İlişkin ABD Talebine Moskova'dan Red
ABD Başkanı Donald Trump'ın, İran'daki zenginleştirilmiş uranyumun ya imha için Amerika'ya verilmesi ya da uluslararası denetim altında yerinde imha edilmesi gerektiği yönündeki açıklamalarına da yanıt veren Zaharova, bu konuda net bir duruş sergiledi. Rus sözcü, zenginleştirilmiş uranyumun İran'a ait olduğunu ve bu maddenin akıbeti hakkında karar verme yetkisinin yalnızca Tahran yönetimine ait olduğunu dile getirdi. Zaharova, bu konuda söz hakkının İran'da olduğunu kesin bir dille ifade etti.
ABD'nin Küresel Askeri Hareketliliği ve Rusya'nın Endişeleri
Amerika Birleşik Devletleri'nin Polonya'ya ek askeri birlikler gönderme kararına ilişkin olarak Mariya Zaharova, on yıllardır Avrupa topraklarında konuşlu bulunan Amerikan askeri kuvvetlerinin çekilmesinin hem rasyonel hem de gerekli bir adım olacağını bir kez daha vurguladı. Ayrıca, Amerikan orta ve kısa menzilli füze sistemlerinin Japonya'ya konuşlandırılma olasılığını değerlendiren Rusya Dışişleri Sözcüsü, bu tür bir hamlenin Asya Pasifik bölgesindeki istikrar ve güvenliği olumsuz etkileyeceğini ve Rusya'nın sınırları için doğrudan bir tehdit oluşturacağını belirtti. Son olarak, Bulgaristan'ın yeni hükümetinden Rusya ile ilişkileri iyileştirme niyetine dair herhangi bir sinyal almadıklarını da sözlerine ekledi.